09-Şubat-2012, 18:38
Eleştirene değil, övene dikkat edin!
Yard. Doç. Tökel, İş Ahlakının en önemli ayrıntılarından birisinin, eleştirene değil, övene dikkat edilmesinin gerekli olduğunu vurguladı.
Eleştirene%20değil,%20övene%20dikkat%20edin!

Kısa adı SAGEM olan Samsun Gelişim Merkezi’nin haftalık olarak düzenlediği ‘Çarşamba Buluşmaları’nın bu haftaki konusu ‘İş Ahlakı’ydı.

19 Mayıs Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yardımcı Doçent Dursun Ali Tökel, konuşmacı olarak katıldığı programda katılımcılara İş Ahlakı üzerine bir sunum gerçekleştirdi.

OTO KONTROL OLMADAN İŞ AHLAKI DA MÜMKÜN DEĞİL

Tökel konuşmasına İş Ahlakının tanımı ile başladı. “İş ahlakını konuşmadan geçirdiğimiz belki de tek bir günümüz bile yoktur. İş veya mesleği insanın geçimini temin etmek için, içinde bulunduğu faaliyet olarak tanımlarsak bu tanım içinde insanoğlunun tarihi bir serüveni gizlidir.” diyen Tökel, sözlerini “İnsanların yaşamak için yiyip, içmek, barınıp korunmak gibi zorunluluklarının olması dolayısıyla kazanmaya mecbur olduklarına değinerek,  Kazanmanın ise, meşru ve gayrimeşru olmak üzere iki yolunun olduğunu ve “Asıl olan insanın meşru kazanç dairesinde yapmış olduğu işin hakkını verip vermediğidir. Bizim iş ahlakından kastımız, müeyyidesini insanın kendisinin koymasıyla ilgili bir tutumdur. Çünkü kanunlar, gözlemcinin olmasıyla işler hale gelecek. Kendisiyle baş başa kalan insanın bir iç muhasebesi olmadığı sürece kontrol mümkün olmayacaktır.” diye sürdürdü. 

19 Mayıs Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yardımcı Doçent Dursun Ali Tökel şöyle devam etti, “İş ahlakıyla ilgili olarak kastedilen insanın kendisine “Yaptığım işin hakkını verebiliyor muyum?” diye sormasıdır. İşin hakkını vermek ise, öncelikle beklentiyle ilgilidir. Kendisi o işi yapan olmasa, yapan başka birinden ne bekliyorsa, o işi öyle yapması beklentinin anlamının ne olduğunu ortaya koyar.

İnsanlar kendilerini işe nimet bilmemeli, aksine işi kendilerine nimet bilmelidir. Zira her iş, o işi yapan olmasa da, yapacak başka biri tarafından yürütülür. İnsanın kendisini nimet bilmesi, bütün felaketlerin başıdır.

İnsana yaptığı işi, kendisinden başka pek çok kişinin de yapabileceğini, kendisinin sadece onlardan biri olduğunu, işlerin baki, insanın fani olduğu inancı mutlaka verilmelidir.

Tarihe baktığımız zaman bütün büyük insanların aslında tam da işlerinin ehli olduğunu işinin hakkını vermek için ölümüne çırpındığı ve bu halleriyle insanlığa örnek teşkil ettikleri görülecektir.”

PEYGAMBERLER DE UYARILDI

Yunus Peygamberin işini yani Peygamberlik vazifesini tam olarak yerine getirmediği ve görev yerini terk ettiği için balık tarafından yutulmak suretiyle cezalandırıldığını da sözlerine ekleyen Tökel, “İnsanların işlerinin kendilerine rızıklarını kazanmak için bir nimet olarak verildiği bilmeli, kendilerini asla işlerine nimet bilmemelidir. Bir başkasının da o kendi yaptığı işi yapacağını bilmek insanı alçak gönüllü olmaya sevk eder.” diye devam etti.

Konuşmasında, İş ahlakının en önemli ayrıntılarından birisinin, eleştirene değil, övene dikkat edilmesi gerektiğine de temas eden Yar. Doç. Dursun Ali Tökel, “ İşine gösterdiği titizlikten veya makam ve mevkiden dolayı başkaları tarafından övünen ve bir kibir halesi içine sürüklenen insan, her zaman dikkatli olmalıdır. Çünkü övgü ile beraber, kibir de geleceğinden insanın farklı olana karşı gözünü kör edeceğinden, insanın kendisini bir nimet olarak görmesine sebep olacaktır.”diye konuştu.

NASIL DAVRANILMAK İSTİYORSAN O ŞEKİLDE DAVRAN

Peygamberimiz kendisini övenlere karşı her zaman “O kadar yüceltme bende senin gibi kuru bir ekmek yiyen kadının oğluyum” şeklinde cevap verdiğini de hatırlatan Tökel, konuşmasını şu şekilde tamamladı; “Herkesin, emri altındakinden sorumlu olduğunu söyleyen hadis, bu anlamda manidardır. Herkes sorumluluk dairesindeki insanı yüceltmekle, rahatlatmakla görevlidir. Kendi iş alanında, emri veya yönetimi altında çalışan insanlardan ve onların gelişmesinden, mutluluğundan, huzur ve refahından sorumlu olduğunu bilen ve o şuurla insana davranma biçimi geliştiren bir insanın iş ahlakının en temelinde, insanı ve onun mutluluğunu kutsal bilme anlayışı yatacaktır.

Her insan, karşısındakinin en az kendisi kadar mutlu olmaya, huzur ve bolluk içinde yaşamaya, az zamanda çok iş başarıp, daha müreffeh bir hayata kavuşmaya hakkı olduğunu bilmelidir.

Kimse, mutluluk bakımından bir başkasından daha ayrıcalıklı değildir. İnsan kendisine sahip olmayı hedeflediği bir hayatı, başkasının da hedeflediğini düşündüğü zaman karşısındakine hak verecek ve asla kendisini önceleme yoluna gitmeyecektir. Her iş sahibi insan, muhatabının işini kendisi ne bekliyorsa, öyle çözme yolu tutsa, aslında pek çok problem hallolmuş demektir.

Şu ilke asla unutulmamalıdır; kendine nasıl davranılmasını istiyorsan, sende karşındakine öyle davran.


Zero Ajans

Diğer Haberler

Samsun Haber Ajansi - Köse Yazarlari
Bekir Duran Bekir Duran
Tabele dernekçiliği

EN COK OKUNANLAR