Haber Detayı
24 Temmuz 2019 - Çarşamba 19:43
 
Samsun'da kan donduran mezar
Samsun Haber Ajansı - Samsun’un İlkadım ilçesinde bulunan tarihi mezarlıkta, kan donduran detaylar ortaya çıktı.
Yaşam Haberi
Samsun'da kan donduran mezar

Unkapanı Mahallesi’nde, Seyyid Kutbeddin Türbesi’nin bulunduğu mezarlıkta, objektiflere yansıyan bazı mezar taşları, adeta görenlerin tüylerini ürpertti. Bundan tam 100 yıl önce mezarlığa defnedilen 4 kişilik bir ailenin mezar taşında yazan yazılar, kan dondurdu...

 

1918 yılında vefat eden ve mezarlığa getirilen aile için, bundan yaklaşık 10 sene önce, yeni bir mezar taşı yapıldığı iddia edildi. Yapılan mezar taşlarına ise, vefat eden kişinin ismi ve doğum tarihi yazılarak altına, “Çıldırarak öldü” şeklinde not yazıldı. Diğer 3 mezarlıkta ise, “1 Mart 1918 gecesi Rum Pontus Andon Paşa çetesi tarafından, Bafra Balık Gölleri’nde şehit edilen, 19 Türk balıkçısının ve Kuvay-i Milliye kurucusu Şehit Sürmeneli Mehmet Efendi, Komutan Akçaabatlı Yusuf Çavuş, Sürmeneli deli Ömer ve silah arkadaşlarının ruhları şad olsun” şeklinde not yazıldı.

 

Kan donduran olayın, 1914-1923 yılları arasında Pontus Rum Tehciri sırasında yaşandığı anlaşılıyor. Samsun’da katledilen bu kişilerin ise, dönemin askerlerinden olduğu söyleniyor.

Pontus olayını Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı sayfasında Dr. Hamit Pehlivanlı şöyle anlatıyor;

“Pontus meselesi Yunanlılar ve Batılılar için başka, başka manalar ifade etmektedir. Zaman, zaman ve icabet ettiği kadar desteklenen “Pontus Meselesi”, batılılar için Yunanlıların anladığı manadan çok, Türkleri dünya kamuoyu önünde zor durumda bırakmak, siyasi alanda sıkıştırmak için harekete geçirdikleri, Yunanlıları da bu oyunlarına alet ettikleri bir siyasi meseledir. Stefanos Yerasimos’un deyimiyle Pontus Meselesi “… dönemin büyük göçleri tarafından Ortadoğu politikasında doğurduğu, zaman, zaman önemli sonuçlara rağmen oldukça önemsiz (marjinal) bir olay”dır. Yine Stefanos Yerasimos olayın fazla önemli olmayışını şu şekilde izah etmektedir.”… arşivlerde Pontus belgeleri ayrı bir başlık altında sınıflandırılmamıştır. Nitekim bu olaylarla ilgili belgeler Türkiye, Kafkasya, Yunanistan v.b. dosyalara dağılmış durumdadır

Türkler ve Yunanlılar arasında mesele olan ve üzerinde hak iddia edilen Pontus ülkenin sınırlarının içine hangi Türk şehir ve kasabaları sokulmak isteniyordu. İstanbul’da yayınlanan Patris Rum gazetesinin (17 Ocak 1919’da) yazdığına göre Paris’te bulunan bir Rum heyetinin kurmayı hayal ettikleri Pontus Cumhuriyeti’nin sınırlarını gösteren ve ilk defa Paris’te bastırılan haritaya göre şu şehirler sınırları içinde gösteriliyordu: Trabzon, Giresun, Ordu, Canik, Sinop, Gümüşhane, Şarki Karahisar, Tokat, Amasya, Çorum, Yozgat sancaklarının tamamı, Erzurum vilayetinin İspir ve Bayburt kazaları, Erzincan Sancağı’nın Refahiye ve Kuruçay kazalarının tamamı, Sivas vilayetiyle, Koçgiri, Hafik, Yenihan kazaları kısmen, Kastamonu vilayetinin Tosya, Taşköprü kazalarının tamamı, İnebolu kazasını kısmen içine alıyordu. Hayali ülkenin başşehri olarak da Samsun gösterilmekteydi. Ülkenin yüzölçümü 70.000 km2, olarak kabul edilmekteydi.

 

 

 OLAYLARIN ORTAYA ÇIKIŞINDA ROL OYNAYAN UNSURLAR VE BAZI GELİŞMELER

 

Pontus hareketlerini Mütareke (30 Ekim 1918) öncesi ve sonrası diye iki ana bölüme ayırabiliriz. Pontus olaylarının patlak vermesinin kökeninde Balkan Savaşı yer almaktadır. Zira ekonomik gücü eline geçiren ve siyasi teşkilatlanmayı gerçekleştiren Rumlar, devlete başkaldırma safhasına gelmişlerdir. Savaş öncesi seferberlik ilan edilmiş ve Rumlarda diğer bütün ülke vatandaşları gibi askere çağrılmışlardır. Askere gitmek istemeyen Rumlarca bu çağrı hoş karşılanmamış ve ilk çete gruplarının da kurulmasına zemin hazırlanmıştır. Silah altına alınan Rumlar silahlı veya silahsız gruplar halinde köylerine dönmeye başlamışlardır. Ancak köylerde serbestçe yaşamaları mümkün olmadığından köylerin civarında yaşamaya ve yine ailelerine yardım etmeye başladılar7.

Seferberlik emrine karşı çıkan veya askerden kaçan Rumların kurduğu Pontus çeteleri Müslüman nüfusu azaltmak için rastladıkları Müslümanları öldürmeye, müslüman köylerini yok etmeye ve yakmaya başlamışlardır. Rum çetelerinin diğer hedefleri Türkiye’yi zayıf düşürmek, üzerlerine kuvvet çekerek düşmana dolaylı destek sağlamak, ordumuzu arkadan vurmak ve nihayet yöredeki Rum varlığını ispatlayarak Türkiye’nin yenilmesi halinde Pontus emellerini gerçekleştirmektir8. Balkan Savaşı yıllarında fazla açığa çıkmayan hareket I. Dünya Savaşında iyice belirginleşmiştir. Pontuscular bu savaşta her ne kadar emellerine ulaşamadılarsa da mütareke ve onu izleyen Yunanlıların Anadolu harekâtından ümide kapıldılar9.

Rumlar, I. Dünya Harbi’nde Türkleri arkadan vurdular, Ruslara casusluk yaptılar ve cephe gerisinde aktif casusluk yaptılar. Rusları Samsun’a davet ettiler. Buna karşılık Ruslar onlara bolca silah ve cephane verdiler10.

Rumların, Trabzon ve Samsun’a devamlı çete silah ve erzak çıkardığını duyan yöre halkı Kuvay-ı Milliyeye katılmaktan başka çare kalmadığına inanmıştır. Batum’da Rum gönüllüleri toplanıyor, Rumiye Gölü’nden Karadeniz kıyılarına kadar Ermeni ve Rumlar fiilen silahlanıyorlardı”

Kaynak: (SHA) - SAMSUN HABER AJANSI Editör: SHA
Etiketler: Samsun'da, kan, donduran, mezar,
Yorumlar
Haber Yazılımı